Sözleşmeli Öğretmene Sözleşmeli Evlilik

29 Ocak 2011 Cumartesi
Eda ÖNDÜL edaondul@kpsssinavi.net

KPSS; kardeşim, annemin biricik çocuğu, babamın gözdesi… Artık o da bizden biri… Her köşe başında, her yemek sofrasında, orada burada her yerde, 7’den 70’e herkesin dilinde KPSS. Sokaktan geçen herhangi birine sorun, size bir sınav uzmanı edasıyla bildiği, duyduğu ne varsa tek tek sıralayacaktır. Televizyonda onunla ilgili bir haber olduğunda çıt çıkmaz odadan, nefesler tutulur, hayat durur sanki…

 

O kadar içimize girdi ki, korkuyorum yakında şu diyalogların yaşanmasından:

 

-          Allah’ın emri peygamberin kavliyle kızınızı oğlumuza istiyoruz.

-          Oğlunuz KPSS’den kaç almıştı?

-          77.

-          Aa bizde baraj 80 kuzum. Ama isterseniz sözleşmeli evlensinler. Oğlunuz kadroya geçemezse boşatırız.

-          Kalsın efendim. Biz ille de kadrolu istiyoruz.

 

Ya da şu olabilir:

 

-          Sizin çocuk hangi sınıfta?

-          4-B

-          Vaaaay kaç puanla atandı?

-          ?!

*                                  *                                  *

 Her yıl sınavların ama adının, ama yapısının değiştirildiği bir sistemin çocuklarıyız ne yazık ki. Her yıl sınavlarla ilgili önce söylentiler çıkar, bu topluma yayılır ve sınava hazırlananların motivasyonu yerlerde gezer. O yıl içinde değişmez çoğunlukla; biz de endişelendiğimizle kalırız. Sorular dağıtılır, bütün sorular doğru yapılır, sınav iptal edilir.

Hakkını yemeyelim(!) tekrar yapılır sınav; ama güven yıkılmıştır bir kere… Türkiye’nin en güvenilir kurumlarından birinin aslında ne kadar “korunmasız” olduğu acı bir şekilde anlaşılır. Kadere lanet edilir, geleceğe küsülür…

Okursun bin bir zorlukla, emek harcarsın, yıllarca sınava girersin görevine başlayabilmek için. Atanamazsan, bir sonraki sınav için şafak saymaya başlarsın…

Peki KPSS olmalı mı? Tabi ki olmalı. Kendi alanında en iyiler seçilsin tabi; ama kendi alanında… Yani bir Tarih öğretmeni Matematikten sorumlu olmasın mesela. Kendi alanı dışındaki branşlardan sorumlu kılmak, kendi alanında başarılı olup olmadığının ölçütü değildir.

 

İşi daha da zorlaştırmak için şu da yapılabilir; herkes kendi branşı dışında bir alandan sorumlu olsun. Türkçe öğretmeni resim yapabiliyorsa, Kimya öğretmeni 100 metreyi 5 saniyede koşabiliyorsa öğretmenlik yapsın.

 

Şaka bir yana, bence asıl olayın kırılma noktası şu: 139 tane üniversite ve bir yığın bölüm açmak değil marifet. Marifet; buralardan mezun olan gençleri geleceğine küstürmeyip, onlara iş imkanı sağlamak… Mesela yüzlerce Sosyoloji mezunu açıkta gezerken bu sene kaç Sosyolog alınacak dersiniz? 11. Toplumdaki sorunlar için çözüm üretecek insanlar işsiz… Belki de “toplum bilinci” oluşmasın diye “toplumbilimci”lere özen gösterilmiyordur kim bilir…

 

Saygılarımla…

 EDA ÖNDÜL 

Sosyolog – Rehberlik Uzmanı

Bu köşe yazısı 6932 kez okunmuştur.
Bu sayfada sizin de yorumunuz yayınlanabilir!
Haber ile ilgili fikir ve düşüncelerinizi diğer okurlarımızla paylaşabilirsiniz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Toplam (10) adet yorum eklenmiştir.
Ziyaretçi23 Nisan 2012 00:04
beyin bedava atın sizde içinr girin sınava karşınıza çıkan soruları işaretleryin :)
Ziyaretçi14 Nisan 2012 21:04
çok hoş olmuş hocam
Ziyaretçi 5 Nisan 2012 12:04
süpermiş yaa catladım gülmekten harbıdende ılerde aertık böyle seyler olacaga benzıyo :) evde kaldık desenıze allah yardım etsın bızlere ve tüm kpss magdurlarına.:..
Ziyaretçi21 Şubat 2012 02:02
ağzınıza sağlık herşeyi dört dörtlük özetlemişsiniz
Ziyaretçi16 Şubat 2012 13:02
faydalı bir uğraşmış baksanızya??
Copyright © 2010 KPSS Sınavı - Tüm Hakları Saklıdır | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bu içeriği görüntüleyebilmek için Adobe Flash Player yüklemeniz gerekmektedir!

Get Adobe Flash player