Ayşe, küçük kardeşi Burak hakkında anne ve babasının konuşmalarını duyduğuzaman yalnızca sekiz yaşındaydı. Kardeşi çok hastaydı ve onu kurtarabilmek için ellerinden gelen her şeyi yapmışlardı. Burak’ın yalnızca çok pahalıya mal olacak bir ameliyatla kurtulma şansı vardı fakat bunun için yeterli paraları yoktu. Babasının, umutsuz bir biçimde annesine şöyle fısıldadığını duymuştu Ayşe: "Yalnızca bir mucize onu kurtarabilir." Bu sözleri duyar duymaz, usulca kendi odasına yürüdü Ayşe. Kaplumbağa biçimindeki kumbarasını gizlediği yerden çıkarttı ve içindeki paraları yavaşça yere dökerek saymaya başladı. Yanılgıya düşmemek için tam üç kez saydı kumbaradan çıkardığı bozuk paraları. Sonra hepsini cebine koyarak aceleyle evden çıkıp, köşedeki eczaneye gitti.
Eczacı çok yoğundu ve bir adama ilaçlarını nasıl kullanacağını anlatıyordu. Bu yoğun çalışmanın arasında sekiz yaşındaki bir çocukla ilgilenmeye hiç niyeti yoktu ama Ayşe'nin beklediğini görünce "Evet, ne istiyorsun söyle bakalım" dedi. "Biraz acele et, gördüğün gibi beyefendiyle ilgileniyorum" diyerek yanındaki şık giyimli adamı gösterdi. Ayşe "Kardeşim" dedi. Sessizce yutkunduktan sonra devam etti: "Kardeşim çok hasta, bir mucize almak istiyorum." Eczacı Ayşe'ye bakarak "Anlayamadım" dedi. "Şeyy, babam 'Onu ancak bir mucize kurtarabilir' dedi, bir mucize kaç paradır, bayım?" Eczacı Ayşe'ye sevgi ve acımayla baktı bu kez: "Üzgünüm küçük kız, biz burada mucize satmıyoruz, sana yardımcı olamayacağım" dedi. Ayşe o kadar kolay vazgeçmek istemedi. Eczacının gözlerinin içine bakarak "Karşılığını ödemek için param var benim, bana yalnızca fiyatını söylemeniz yeterli" dedi.
Bu arada Ayşe ve eczacının yanında bekleyen iyi giyimli bey Ayşe'ye dönerek "Ne tür bir mucize gerekiyor kardeşin için küçük hanım? diye sordu. "Bilmiyorum" dedi Ayşe. Sonra gözlerinden aşağı süzülen yaşlara aldırmaksızın devam etti: "Tek bildiğim, o çok hasta ve annem ameliyat olmazsa kurtulamayacağını söyledi ve ailemin de ameliyat için ödeyebilecekleri paraları yok. Ama babam 'Onu ancak bir mucize kurtarabilir' deyince ben de paramı alıp buraya geldim." "Ne kadar paran var?" diye sordu iyi giyimli adam. "10 lira" dedi Ayşe. "Ve dünyadaki tüm param bu!" "Bu iyi bir şans, küçük kardeşini kurtarmak için gerekli olan mucize için yeterli bu para" dedi, iyi giyimli adam. Adam bir eline parayı aldı, öteki eliyle de Ayşe'nin elini tutarak "Beni yaşadığın yere götürür müsün lütfen?" diye sordu. "Küçük kardeşini ve aileni tanımak istiyorum" dedi. İyi giyimli adam Dr. Carlton Armstrong'du ve Burak için gerekli olan ameliyatı yapabilecek yurt dışından gelen tanınmış bir cerrahtı.
Ameliyat başarıyla sonuçlanmış ve aile hiçbir ödeme yapmamıştı. Hep birlikte mutluluk içinde evlerine döndükleri zaman hâlâ yaşadıkları olayların etkisinden kurtulamamışlardı. Anne "Hâlâ inanamıyorum. Bu ameliyat bir mucize! Doğrusu maliyeti ne kadardır merak ediyorum" dedi. Ayşe kendi kendine gülümsedi. O bir mucizenin kaça mal olduğunu çok iyi biliyordu. Tam tamına 10 lira!...
Bu hikâyeyi neden sizlerle paylaştığımı merak ediyorsanız, hayatın mucizelerle dolu olduğunu fakat bu mucizeleri de kendimizin yarattığını sizlere hatırlatmak içindir belki de… İnsanlar kendi kaderlerini kendileri belirlerler bir ölçüde. Çoğu insan, parmağını bile oynatmadan istediği her şeyin kendiliğinden gerçekleşmesini ister. Fakat hayat hiçbir zaman bizlere karşı bu kadar da cömert olmamıştır. Kazandığımız, sahip olduğumuz her şeyi hep çalışarak, kendimizden fedakârlık yaparak kazanmışızdır. Tıpkı Ayşe gibi… Ayşe’nin başından geçen bu olayın güzel sonuçlanmasında, sadece mucizeler değil onun kardeşinin sağlığı için göstermiş olduğu çaba, vermiş olduğu emek ve her şeyden önemlisi hiç kaybetmediği inancı etkilidir. Ayşe’nin ailesine yaşatmış olduğu bu mucize, onun 10 lira karşılığında değil, kendi emeği karşılığında satın aldığı bir şeydir aslında. Bir şeye sahip olmak için onu çok istememiz ve karşılığında emeğimizi ortaya koymamız yeterlidir. İstedikten sonra sahip olamayacağımız hiçbir şey yoktur. Mutluluk, yalnızca onu istediğimiz zaman bizim olacaktır…


| Evet yapılmalı. | % 74.61 | (723) |
| Hayır, atama dönemi tek olmalı. | % 22.5 | (218) |
| Fikrim yok. | % 2.89 | (28) |
Hukiki işlemlerin geçersiz kabul edilmesine "butlan" denir.